İHD’nin 38’inci yıldönümü dolayısıyla Mardin’in Artuklu ilçesi Karayolları Parkı’nda İHD Mardin Şubesi tarafından basın açıklaması yapıldı.
yargının tarafsız ve bağımsız olmasını insan hakları mücadelesinin önemli bir parçası olarak görmektedir. Üzülerek belirtiriz ki Türkiye’de yargı siyasal iktidarının tekelindedir. Yargı organlarının giderek uluslararası sözleşme ve protokollerde düzenlenen standartlardan uzaklaştığı, anayasa 90. Maddeye aykırı kararlar ürettiği, AİHM ve AYM karar ve içtihatlarına aykırı kararlar aldığı (örneğin; Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Can Atalay kararları) oldukça vahim bir durum yaşanmaktadır. Öyle ki, Türkiye’nin her yerinde insanlar Adalet Nöbetleri ile adalet aramaktadırlar. Şenyaşar Ailesinin “Adalet Nöbetleri”, Kayyım atamalarına karşı başlatılan “İrade Gaspına Hayır” nöbetleri, Cumartesi Annelerinin “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” eylemleri, Barış Annelerinin “Tecrit ve İzolasyonun” kaldırılmasına yönelik tuttukları nöbetler ile İHD ‘nin 2022 yılından beri her ay kesintisiz sürdürdüğü “Barış Nöbetleri” örnek verilebilir.
Türkiye’de insan hakları bilinci ve kültürünün gelişmesine oldukça önemli katkıları olan İHD’nin ve insan hakları savunucularının insan haklarını savunma hakkı kabul edilmelidir. İnsan hakları savunucuları üzerindeki yargı yolu ile baskı politikasına son verilmelidir. İçişleri bakanlığının dernekler üzerindeki faaliyet denetimine son verilmeli, dernekler kanunu değişikliği ile kişilerin fişlenmesi yönündeki askeri darbe dönemi uygulamalarından vazgeçilmeli, terörün finansmanını önlenmesi adı altında dernek ve vakıfların faaliyetlerinin kısıtlanıp tam denetim altına alınması ve kolayca kayyım atanması uygulamalarına son verilmelidir. Türkiye Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirgesi’ne taraf olmalı ve insan hakları savunucularını koruma konusunda etkin politikalar hayata geçirmelidir.
İnsan hakları savunucularının İHD çatısı altındaki 38 yıllık mücadelesi insan onuruna dayanan özgürlük, eşitlik, adalet ve barış talebi ile artarak devam edecek ve Türkiye’nin insan haklarına dayalı demokratik bir rejime kavuşması mücadelesi ısrarla sürdürülecektir.
İHD’nin kuruluşunun 38. Yılında ısrarla insan hak ve özgürlüklerini savunmaya devam ediyoruz; iyi ki İHD var diyoruz.”
