Mardin’de ücretlerinin iyileştirilmesi talebiyle açıklama yapan kamu emekçileri “Sefalete teslim olmayacağız emeğimizin karşılığını, hakkımızı istiyoruz” açıklaması yaptı. Açıklamada kamu emekçilerinin talepleri sıralandı.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Mardin Şubeler Platformu da “Sefalete teslim olmayacağız emeğimizin karşılığını, hakkımızı istiyoruz” şiarıyla Karayolları Parkında basın açıklaması gerçekleştirdi. Çok sayıda kamu emekçisinin katıldığı açıklamada, “Bîjî berxwedana kedkara” ve “Savaşa değil emekçiye bütçe” sloganları atıldı.
Açıklama metnini KESK adına Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mardin Şube Sekreteri Rojhat Aslan okudu.
‘HALKIN TABLOSU’
Kamu emekçileri ve emekliler olarak ülke genelinde alanlarda olduklarını vurgulayan Aslan, “Çünkü bu ülkede emeği ile geçim mücadelesi verenler olarak tarihimizin en karanlık, en zorlu süreçlerinden birisini yaşıyoruz. Bu ülkede yıllardır kamu emekçisi, işçisi, emeklisi, asgari ücretlisi ile milyonlar olarak her geçen gün daha fazla yoksullaştırılıyoruz” dedi. Türkiye’de iki tablo ile karşı karşıya olduklarını vurgulayan Aslan, “Birinci tablo faizden, ranttan, emek sömürüsünden beslenen bir avuç asalağın ve arkasındaki iktidarın tablosudur. Bu tabloda bir avuç asalak iktidar eliyle besleniyor. Bir taraftan emek sömürü diğer taraftan vergi afları, muafiyetleri, teşvikler, ihaleler, dövize endeksli hazine garantileri ile semirdikçe semiriyor. Servetine servet katıyor. İkinci tablo ise onlar zenginleşirken her geçen gün daha fazla yoksullaştırılan, güvencesiz hale getirilen milyonların tablosudur. İşçisi, işsizi, kamu emekçisi, asgari ücretlisi, emeklisi, dar gelirlisi ile toplumun ezici çoğunluğunu oluşturanlar milyonların, emeğin ve halkın tablosudur” dedi.
Aslan, kamu emekçilerini “Yoksulluk ve sefalet düzenine karşı insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş, güvenli gelecek mücadelesinde omuz omuza vermeye” çağırdı.
TALEPLERİ SIRALADI
Ekonomik durumun geldiği noktayı rakamlarla özetleyen Aslan, geçinemeyen emekçilere ve halka “kemer sıkma” politikaları dayatıldığını ifade ederek, kamu emekçilerinin taleplerini şöyle sıraladı:
“* Öncelikle bugün tüm kamu emekçilerine 14 bin 493 TL olarak verilen ilave seyyanen ödeneğin emekliliğimize yansıtılmasını için mevcut taban aylık katsayısına dahil edilmesini istiyoruz. Söz konusu ilave ek ödeneğin tüm emeklilerin kök aylıklarına yansıtmasını, emekli aylıklarından sağlık payı kesilmesine son verilmesini istiyoruz.
* Emekli aylıklarında yaşanan buharlaşmanın önüne geçilmesi, özellikle 2008 sonrası işe başlayanların yaşadığı, yaşayacağı kayıpların önüne geçilmesi için emekli maaş bağlanma hesaplamasında 2008 öncesine dönülmesini istiyoruz.
*Maaş artışlarımızda tüm toplumun sahte olduğunu yaşayarak öğrendiği TÜİK rakamlarının değil, yoksulluk sınırının temel alınmasını istiyoruz.
* Bunun için mevcutta iktidarın ‘en düşük maaş’ olarak ifade ettiği eşi çalışmayan, 2 çocuklu en düşük kamu emekçisi maaşının eş ve çocuk yardımı ve fahiş oranda zamlanan kiralar karşısında bugün artık elzem hale gelen kira yardımı ile dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını istiyoruz.
* Vergide adaletin sağlanmasını, az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınmasını istiyoruz.
* Tükettiğimiz her şeyden alınan dolaylı vergilerin düşürülmesini, gelir vergisi birinci dilim oranının yüzde 15’ten yüze 10’a düşürülerek, yoksulluk sınırına kadar olan maaşların-ücretlerin birinci vergi diliminde sabitlenmesini, kar, faiz ve servet gelirlerine tanınan ayrıcalıkların kaldırılmasını, belli bir servet düzeyinin üzerindeki zenginlerden servet vergisi alınmasını istiyoruz.
* İktidarın tek taraflı olarak çıkardığı yasalar değil, konfederasyonların, sendikaların kamu emekçilerinin söz ve karar sahibi olacağı demokratik bir çalışma yaşamı istiyoruz.
* Yandaş konfederasyonlarla yapılan ve yoksulluğumuzu derinleştiren ‘toplu satış sözleşmeleri’ değil, emeklilerin de sendikaları aracılığı ile temsil edildiği grevli gerçek bir toplu sözleşme istiyoruz.
* Seçim öncesi verilen 3600 ek gösterge ve mülakatın kaldırılması sözlerinin tutulmasını; istiyoruz.”
Mardin haber
