Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

MAZIDAĞI YANGININ YANIKLARI

Mardin’in Mazıdağı ve Diyarbakır’ın Çınar ilçelerinin kırsal alanında çıkan yangında, buralarda yaşayan halk hem maddi hem manevi kayıplar yaşadı. Elbette bu kayıplar, onların yaşamlarında yaralar açtı; yanıklara sebep oldu. Bu yanıkların iyileştirilmesinde süreç boyunca devlet bütün imkanlarını seferber etti/etmeli/ edecektir de. Bu konuda güçlü bir beklenti olmakla beraber madalyonun diğer yüzünde umutsuzluk da yok değil. […]

MAZIDAĞI YANGININ YANIKLARI
Faraç ÇOBANOĞLU
Yayınlanma

07:39 - 25 Haziran 2024

Güncelleme

07:39 - 25 Haziran 2024

Okuma Süresi

5 dakika

Mardin’in Mazıdağı ve Diyarbakır’ın Çınar ilçelerinin kırsal alanında çıkan yangında, buralarda yaşayan halk hem maddi hem manevi kayıplar yaşadı. Elbette bu kayıplar, onların yaşamlarında yaralar açtı; yanıklara sebep oldu. Bu yanıkların iyileştirilmesinde süreç boyunca devlet bütün imkanlarını seferber etti/etmeli/ edecektir de. Bu konuda güçlü bir beklenti olmakla beraber madalyonun diğer yüzünde umutsuzluk da yok değil.

Şimdi ilk önce yangının yol açtığı bilançoyu İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan alalım. Bakan Yerlikaya yangının söndürülmesinden sonra yaptığı açıklamada, Diyarbakır’ın Çınar ilçesindeki Köksalan Mahallesi’nde saat 22.15’te anız ile örtü yangını olarak başlayan ve rüzgarın şiddetiyle Yazçiçeği, Bağrık ve Ağaçsever mahallelerini etkileyen yangının Mardin’in Mazıdağı ilçesi Yücebağ, Şenyuva ve Yetkinler mahallelerini kapsayan yangın sonucunda 15 vatandaşımızın hayatını kaybettiği 100’e yakın yaralının olduğunu belirtti. Yaklaşık 1000 küçük ve büyük baş hayvan öldü, bir o kadarı da yaralandı. Kısaca maddi hasar büyük, acı büyük!…

Bu yangında halk iki felaket birlikte yaşadı: Biri yangın, diğeri de çok kuvvetli rüzgar. İkisi birleşince adeta kıyamet koptu, diyenler var. Hal böyle olunca sonuç da elbette büyük, tahribat derin oldu.

Şimdi gelelim söndürülmesi ile ilgili yaklaşımlara.

Yangın alanında yaşayan kimi vatandaşlara göre yardım zamanında gelmedi, kimine göre devlet bütün imkanlarını seferber etti. Yangının gece olması ve hemen ardından kuvvetli bir rüzgarla birleşmesi, söndürmeye giden mahalle insanlarını zor durumda bıraktı. Hatta rüzgarın yaratmış olduğu hortumlarla birlikte kendi kısıtlı imkanlarıyla hububatını, hayvanlarını kurtarmaya giden insanları bir anda yangının ortasında bıraktı. Kısaca işi mantıksal açıklaması böyle.

Ancak diğer yaklaşım böyle değil. Biraz politik kokuyor bu yaklaşım. Yangın çıkar çıkmaz ilgili yetkililer meseleyi anlayana ve bilgi alana ve imkanlar seferber edilene kadar belli bir zaman geçer. Dolayısıyla yangının ortasında kalan insanlar ne yazık ki bu felaketten paylarına düşeni aldılar. Elbette bu gibi durumlarda yetkililer devletin ilgili kurum ve kuruluşlarını çabuk, seri bir şekilde bilgi aldıktan sonra harekete geçirmeli. Tanıdığım kadarıyla başta Mardin Valisi Tuncay Akkoyun olmak üzere askeri ve diğer ilgili kurumların yetkilileri iyi niyetli ve hiç vakit kaybetmeden harekete geçmişlerdir, gereken müdahalede bulunmuşlardır. Dediğimiz gibi bu yangın ve kısa sürede insanın can kaybına yol açabilen bir özelliğe sahiptir.

Bundan Sonrası…

Yaraların sarılması ve toplumsal yanıkların iyileştirilmesi  planlı ve programlı bir şekilde  ivedilikle sürdürülmeli ve gördüğümüz kadarıyla sürdürülmektedir. Bu durumlarda hem yöre halkı hem ilgili yetkililer, siyasi aktörler taziye bildiriminde bulunmakta, yas evlerinin yanında olduklarını ortaya koymaktadır.

Şu aşamada zarar ziyan tespiti yapılmaktadır. Devletin tarım il müdürlükleri ve sosyal hizmetler il müdürlükleri acı yaşamış halka misyonları kapsamında gereken desteği vermektedir. Psiko-sosyal desteğin yanında yangında, halk geçim için maddi gücünü kaybetmiş durumda. Geçimin yanında bu insanların çocuklarının eğitim-öğretim ihtiyaçları ortada.

Evet bütün bu ihtiyaçların karşılanması için devlet gerekli tedbirleri almalı., verilen sözler havada kalmamalı, tutulan raporlar kağıt üzerinde kalmamalı. Belki de en önemlisi yardım ederken vatandaşa sıkıntı çıkarmamalı. ‘Yok şu belgen eksik yok şu belgeyi getir’ denmemeli. Vatandaşa belge getir sıkıntısı yaşatmamalı. Zaten psiko-sosyal destek veriyor devlet, bir de bunun yanında yapay sıkıntıya sokmamak gerekiyor.

Aksi durumda Ne Olur

Aksi durumda işi politik yaklaşıma götürenlere malzeme yaratılmış olur. Verilen sözler doğrultusunda yardımlar hemen yapılmalı. Taziye ve yas evlerini siyasi yönlendirmelere itecek çıkar grupları veya politik anlayışlar aç kurtlar gibi mevzilenmiş durumda. Bu bilinçle hareket edilmelidir. Zaten acıya boğulmuş vatandaşlarımız siyasi ranta prim vermeyecek kadar olgundurlar. Taziyelerin ikinci gününde bunu açık bir şekilde ortaya koydular. Bölgenin geleneklerinde taziye evini politik rant alanına çevirmek yoktur. Bunu iyi bilen halk Mardin valisi Sayın Tuncay Akkoyun’a sahip çıktıkları gibi kendilerinden beklenen duruşu sergiledi zaten.

Şimdi kendilerine sahip çıkma duruşunu sergileyecek sırası devlette. Bu insanların ruhsal durumlarını olumlu yönde etkileyecek en önemli girişim kendilerinin zarar ziyanlarının hemen karşılanması olacaktır. Aksi durumda umutsuzluğa ve güven hissinin zeddelenmesine kapılabilirler.

Saygıyla…


Bir Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam
Reklam
Reklam