Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Eğitimci Ablay: Yeni Maarif Modeli Reform Niteliğinde

Erzurum’da düzenlenen Maarif Modeli matematik dersi eğitici eğitimine katılım sağlayan Özcen Yıldız İmam Hatip Anadolu Lisesi Matematik Öğretmeni Lokman Ablay reform niteliğindeki yeni modelin ayrıntılarını kendi gözlem ve değerlendirmelerini okurlarımız için anlattı.. 1- Bu programa neden ihtiyaç duyuldu ve nerden esinlenilerek hazırlandı?  ‘’LGS ve TYT-AYT gibi ulusal ve OECD, NCTM ve PISA gibi uluslararası değerlendirmelerin […]

Eğitimci Ablay: Yeni Maarif Modeli Reform Niteliğinde
Haber Merkezi
Yayınlanma

18:17 - 25 Mayıs 2024

Güncelleme

18:17 - 25 Mayıs 2024

Okuma Süresi

6 dakika

Erzurum’da düzenlenen Maarif Modeli matematik dersi eğitici eğitimine katılım sağlayan Özcen Yıldız İmam Hatip Anadolu Lisesi Matematik Öğretmeni Lokman Ablay reform niteliğindeki yeni modelin ayrıntılarını kendi gözlem ve değerlendirmelerini okurlarımız için anlattı..

1- Bu programa neden ihtiyaç duyuldu ve nerden esinlenilerek hazırlandı?

 ‘’LGS ve TYT-AYT gibi ulusal ve OECD, NCTM ve PISA gibi uluslararası değerlendirmelerin ayrıca Singapur Kanada ve Fransa gibi farklı ülke programlarının yaklaşımları ile güncel araştırmaların sonuçları dikkate alınarak hazırlanmış olduğunu söyleyebilirim’’

2- Sizce programın hedefi nedir?

‘’Öğretim programını kurgularken çeşitli meslekleri seçecek her öğrencinin en merkezi matematiksel becerilerinin geliştirilmesi hedeflendiği ilkokul ortaokul ve orta öğretim matematik konuları arasındaki geçişler, aşamalılık ve bağlantıların bu programda en temel hedef olduğunu söyleyebilirim.

3- Müfredat değişikliğinden ne anlıyorsunuz?

İlk başta şuna açıklık getirmek gerekirse yapılan sadece müfredat değişikliği değil tamamen reform niteliğinde bir program değişikliğidir; yani öğretmenin derse hazırlanma sürecinden dersin anlatımına ve öğrencileri değerlendirirken kullandığı yazılı, test ve sözlü gibi ölçme araçlarına kadar hepsini kapsıyor. Örneğin klasik olarak şimdiye kadar yaptığımız matematiksel tanım ardından konu anlatımı ve pekişene kadar soru çözüp 3-4 soru bankasından şu kadar soru çözün demek yerine,

öğretmen; sınıfta matematik Öğreten kaynak olmaktan çıkıp öğrencilerin matematiğe beceri odaklı anlam ve ihtiyaç temelli yaklaşımı sayesinde matematiğin korkulan bir sürü işlem yığını ve ezber den uzak sevilen ve keşfe açık bir ders olması için onlara rehberlik edecek mentör rolüne giriyor. Bir nevi sınıf bir atölye, sınıf bir sahne iken öğretmen de sınıfta moderatör görevi görecek. Yani daha fazla bilgi yerine daha iyi ilişkilendirilmiş ve öğrenenin ihtiyaç ve beklentilerini karşılaması istenen bir öğretim programı düşünülmüş.

4- Yeni öğretim programı şu an kullandığınız programın yaptığından daha fazla ne vadediyor?

Bence en önemli ve en iyi diyebileceğim fark önceki öğretim programında İspat iki defa geçerken yeni programda 165 defa geçiyor olmasıdır. Diğer yandan ispatı mantık ve algoritmik yapılar ile ilişkilendirerek tüm alanlar için artık önemi yadsınamaz olan algoritmik düşünme için bu matematik programında önemli bir değişim olarak değerlendirilebilir. Daha teknik konuşursak benzerlikten yola çıkıp Tales’i, oradan Öklit bağlantılarını ardından Pisagor Teoremine ve daha ardından  açıortay ve kenar ortay ve benzeri teoremleri ve sonuçlarını birbiriyle bağlantılı bir şekilde ispat ve doğrulama yapa yapa gelmesi çok iyi oturmuş.

5-Şimdi kullandığınız programda olmayan ve yeni eklenen her hangi bir ünite var mı?

Tabi yeni programda ünite yok tema var yeni temalar var özellikle istatistik konusunda yılda 36 saat olacak şekilde veri okuryazarlığından bilgiyi kullanabilme yeteneğine kadar yani şöyle; Matematik ve algoritma-bilişim ilişkisi ilk defa bu programda, matematik öğrenme ve öğretme süreçlerine hizmet edecek şekilde kurgulandı. İstatistik konuları ‘veri ile çalışma ve veriye dayalı karar verme becerisi’ bağlamında yeniden ele alındı ve programdaki yeri önemli oranda artırıldı.

6-Peki müfredattan çıkan konular var mı?

Evet var, çıkan konular niye çıktı dan başlamak daha doğru olur. Programı yazanların kendi algoritmalarında alt yapısı olmayan hiyerarşik sırada ilişki ağı bulunmayan konular çıkartıldı. Bir de orta öğretim haftalık ders saati ortalama 40’ı geçmeyeceği düşünülerek integral gibi çemberin analitiği gibi trigonometrik toplam fark, denklem ve benzeri konuların tam anlamıyla beceri temelli kavratılacak zaman olmadığını düşündüklerinden bu tür konuları üniversite fen ve mühendislik fakültelerinde okunacak analiz derslerine bıraktıklarını dile getirdiler. Kaldı ki beceri temelli bir yaklaşımda konuda derinleşme esas alındığından bir konuya ayırdığınız süre bilgi odaklı bir programa göre önemli oranda arttığı için ve merkezde öğrenci ve öğrencinin becerilerini keşfini bekleme olduğundan programın uygulama süresini hali ile arttıracaktır bu anlamda matematik programlarının içeriklerini sadeleştirilmesi öğrencilerin ve öğretmenlerin derslere daha az zaman ayırsın veya öğrencilerin zorlandığı konular çıkarılmış gibi basit bir bakış açısıyla olduğu varsayımına katılmıyorum çıkan konuların sebebi beceri temelli yaklaşımın gereği olarak sadeleştirmedir demek istiyorum.

7-sizce bu programın uygulanabilirliği, uygulanırsa artıları ve eksileri neler

Önce bu programın uygulanabilirliği üzerinde konuşmak istiyorum çünkü haliyle biz öğretmenler kendi öğrenciliğimizde gördüklerimiz, üniversitede gördüğümüz ve yıllardır sunuş yoluyla öğretilerimiz ve kalıplaşmış anlatımlarımızı bir kenara bırakıp yeni öğretim programına adapte olmak bayağı  zor olacaktır hatta programa öğrencilerden daha çok biz öğretmenlerin direneceğine eminim.

Tabi bu konuda bakanlığın programın kullanılabilirliğini arttırılması için kılavuz kitap konu anlatım videoları gibi, etkinlik defteri gibi çalışmalarla öğretmenleri yönlendirmesi yerinde olacaktır.

İkinci hususta şu; sınıf mevcutlarının çokluğu sıkıntı olacaktır çünkü beceri temelli eğitimde merkezde öğrenci olması ve sınıf mevcutlarının ortalama 30 üzeri olduğu sınıflarda uygulanabilirliği az ve her öğrencinin keşfini zaman ayırma anlamında sıkıntı yaşatacaktır.

Üçüncüsü: birinci sınıf beşinci sınıf ve dokuzuncu sınıflarda başlanacak olan Türkiye 100 yılı maarif modeli matematik dersi programına dokuzuncu sınıfta ki öğrencilere verilecek olan dersler bu modelin beşinci altıncı yedinci ve sekizinci sınıf kazanımlarına sahip öğrencilermiş gibi davranılacak olması, yani dokuzuncu sınıfta yeni müfredatın esas alınması 4 yıllık biliyormuş gibi yapan nesil oluşturacaktır ki Buda büyük bir sıkıntı bence.

Dördüncü olarak söyleyebileceğim, ölçme değerlendirme anlamında çoktan seçmeli sorulardan vazgeçtiğimize göre yeni sistemin ölçme esasları ne olacaktır. mesela 3.500.000 kişinin girdiği TYT-AYT sınavları yapılacak mı yapılacaksa aynı sistemle devam edemeyeceğine göre nasıl yapılacaktır yeni yöntem nedir bu konuda kaygılanmamak elde değil doğrusu.

Haber Merkezi


Bir Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam
Reklam
Reklam