Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ile
Geleneksel hale getirdiğimiz her yıl ŞAİK’in 1985 mezunlarının Mayıs ayında yaptıkları buluşmanın dokuzuncusunda yine bir araya geldik. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz buluşmaların her biri diğerine benzemiyordu ve tabi ki farklı temalara sahip oldu.
Örneğin 2016’da gerçekleştirilen ilk buluşmada ana özellik tarifi yapılamayan bir heyecandı. 47 kişi bir araya gelmişti. Her birinin heyecanı yüzünde okunuyordu. Konuşmalarda kelimeler üst üste geliyor, cümleler sanki birbirine karışıyordu.
Yine covid 19’un yol açtığı bunalım nedeniyle dünya genelinde hemen hemen yerde aralar verildi; zaman ve hayat sanki durmuştu. Hayata ve zamana pandeminin verdiği darbe ŞAİK’85 mezunlarının buluşmalarını da kesintiye uğrattı.
Pandemi sonrasında bütün dünyada olduğu gibi bizim içinde hayat başladı; çalar saat devreye girdi. Biz de kaldığımız yerdeydik ve irade ortaya koyarak buluşmaya devam ettik.
Mardin İzmir arası 1447 km ve Tire İzmir arası da 91 km toplam 1538 km kat ederek sevgi, saygı, fedakarlık, özlem, heyecan, eğlence yüklü buluşmaya isteyerek katılıyorum. Sayılan bu gibi değerler bizleri mıknatıs gibi birbirine çekiyor. Buluşma anlarında hoş karşılama yolculuk boyunca çekilen yorgunluğun önüne geçiyor hatta yaşanan yorgunluğu yok ediyor.
Adnan Menderes Havalimanından Kadir Çetin arkadaşım Nam-ı Diğer Kadir Ağa alıyor. 90 Km’lik yolu hoş sohbetlerle geçiyoruz ki bu anlarda sanki yol kısalıyor, bir bakıyorsun Tire’ye varmışsın. İzmir’in sessiz güzel kızı Tire ile buluştuğumda şahsen ilk işim okulu görmek oluyor. Bu sene okul tadilatta ki okul arkadaşlarım bu tadilatı gereksiz bulduklarını ifade etti.

Daha sonra öğrenci iken teneffüslerde uğradığımız ve sıraya girdiğimiz ama bazen sonraki teneffüste alabildiğimiz Tire ile özdeşlemiş sandviçe uğramak oluyor ikinci iş olarak. Bu arada dışarıdan gele arkadaşlar tek tek ya Saffet’in Yeri’nde ya da Öğretmenevi Parkı’nda toplanmaya başlıyor. Zaman sanki buluşmamız için akıyor ve giderek çoğalıyoruz. İstanbul’da, Ankara’da, Antalya’da, Sivas’ta, Manisa’da yaşayan arkadaşlar beyaz kar taneleri gibi Tire’de toplanmaya başlıyor. Ben ise güzel ülkemin doğu ve güney ucundan Tire’ye dokunuyorum, ya da kendimi bu güzel kentin kucağında buluyorum.
Sonra arkadaşlarımızın büyük bir özveriyle günlerce uğraşarak zamanlarını verdikleri programın ayaklarını adım adım uygulamaya geliyor sıra. Kahvaltı ve akşam yemekleri Tire’nin en özgün ve güzel mekanlarında yapıyoruz. Tire esnafının eşsiz hizmeti eşliğinde yenilen güzel yemekler (Mesela İsmail Usta’nın Tak Tak kebabı ve Ramiz Usta’nın Tire Köftesi…) ve yapılan koyu, sıcak sohbetler…her anı ölümsüzleştirmek için resim kareleri ve selfiyeler…
2024 Mayıs buluşması öncekinden farklı oldu. 31 Mart yerel seçimlerinde arkadaşımız Nilüfer Çınarlı Mutlu Konak Belediye Başkanı seçilmişti. Nilüfer arkadaşımız buluşmaya katıldı her zamanki gibi. Arkadaşları ‘GURURUMUZ’ diye onu karşıladı. Belki de bu buluşmanın ana teması bu oldu. Yine Nilüfer Başkan’ın davetlisi olarak Tire’nin genç CHP’li belediye başkanı Hayati Okuroğlu ve Kızıltepe CHP İlçe Başkanı İsmail Yaman da katıldı. Her üç başkan da birer teşekkür konuşması yaptı.
Tire’ye İlk Temas, Büyükkale’den
1976 yılında rahmetli babam pamuk toplamak için işçi getirmişti Tire’nin Büyükkale Köyü’ne. Bundan kırk sekiz yıl önce bu köye gelmekle Tire ile ilk temasım olmuştu. Memlekete döndükten sonra aklımda hep Büyükkale ve Tire kaldı. Şartların bir araya gelmesi ve nasip de diyerek 9 yıl sonra yani 1985’te artık ŞAİK’li olmuşum.

Yaklaşık 50 yıl sonra Büyükkale Köyündeyim
Bu buluşmadan fırsat bilerek önce Nejat ve Uğur ile sonra İzmir’e dönerken Fuat Dürük ve kıymetli eşi Berna Hanım ile Tire-Selçuk yolunu kullandık. Fuat’a Büyükkale’den bahs ettik ve tekrar köye girdik; resim ve görüntü çekimi yaptık.
Tire’nin Tarihi Değerlerine Hep İlgi Duydum
Tire’de çok güzel bir Kent Müzesi yapılmış önceki dönemlerde belediye başkanı olmuş matematik öğretmenimiz Tayfur Çiçek tarafından. Tire’nin hafızası ile ilgili birçok buluntu ve belge yer alıyor. Dışarıda müzenin hemen önünde Tireli veya Tire’ye katkı yapmış idareci ve müderris gibi şahsiyetlerin büstleri yer almaktadır. Büstlerde bu şahısların kısaca özyaşamları hakkında bilgiler verilmektedir.
Müzenin müdürlüğünü Tire’ye gelin olmuş Ardahanlı Tuğba Dikici kardeşimiz yapmaktadır. Yine branşdaşım tarihçi Ali Özçelik müzede kültür yayınlarının editörlüğünü yapmaktadır. Ekip olarak çok güzel çalışmaların altına imza attıklarını söyleyebilirim.

Tire Kent Müzesi Müdürü Tuğba Dikici ve Kültür Yayınları Editörü Ali Özçelik ile birlikte
Necip Paşa Kütüphanesi
Necip Paşa tam bir hafıza. Küçük bir mekan ancak büyük bir işlev yerine getirmektedir. Buranın sorumluluğunu Ahmet Kılıç adlı bir kütüphane memuru yapmaktadır. Yozgatlı Ahmet Bey, çok itinalı çalışmış, burada yer alan eserleri hem güvenlik hem sıcaklık açısından koruma altına almayı sağlamış. Adım attığınız anda kimliğinizi güvenliğe teslim etmek zorundasınız.

Ahmet Kılıç, Necip Paşa Kütüphanesi hakkında bilgi veriyor
Necip Paşa kütüphanesinde 800 yıl öncesine ait eserler bulunmaktadır. Arapça, Farsça ve Osmanlıca yazılmış eserlerin orijinalleri yer almaktadır. Eserlere fiziki temasta bulunulmaz. Her birinin pdf dosyaları hazırlanmıştır. Bunun için işlevsel bir makine alınmış öncelikle.
Kütüphanede halen 2000’i yazma, 3300’ü basma olmak üzere toplam 5300 Arapça, Farsça ve Türkçe eser bulunmaktadır. Bunların 671’i Necip Paşa tarafından temin edilen ve bakımı yapıldıktan sonra kırmızı deri mahfazalar içinde korunan değerli eserlerdir. Muhtelif şahıs ve kuruluşlardan gelen hibelerle toplam kitap sayısı 11.330’a ulaşmıştır.
Vakfiyesinde kütüphanede mevcut kitapların tefsirler, kıraat kitapları, hadis, usûl-i hadis, fürû-i fıkıh, tasavvufî eserler, ahlâk, kelâm, hikmet ve ilm-i tıb kitapları, meânî, nahiv, sarf, lugat, mantık ve edebî eserlerle mecmualar, siyer, tarih, hey’et, hendese, hesap ve riyâziye kitapları olduğu belirtilmiştir. Kitapların kaybolmasının önlenmesi amacıyla her altı ayda bir Tire’nin önde gelen âlimlerinin kütüphaneye gelip demirbaş defterini kontrol etmeleri şart koşulmuştur. Tire’deki medresenin müderrisiyle eşrafın da hazır bulunacağı sayım işinde hâfız-ı kütübün ihmal ve kusuru sebebiyle kaybolduğu ortaya çıkan kitap olursa yenisinin aldırılmak suretiyle ödettirilmesi, kaza ile olduğu anlaşılırsa mütevelli tarafından vakfın geliri ile satın alınıp yerine konulması istenmektedir.
Evet bu buluşmada Tire’ye bu şekilde dokunduk. Dikine ve yatay olarak gelişen ve değişen Tire’ye her yönden dokunmaya devam edeceğiz.
Saygıyla…
