Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

SUSKUNLUK ŞÜPHEYİ BÜYÜTÜR…

Aslında bu hafta başka bir konu yazmayı düşünüyordum. Fakat son iki haftadır kaleme aldığım Rojin Kabaiş yazılarından sonra, özellikle Van kamuoyundan gelen yoğun tepkiler, mesajlar, telefonlar ve mailler bana bir şeyi açıkça gösterdi; Bu mesele artık sadece bir ailenin acısı değil…

SUSKUNLUK ŞÜPHEYİ BÜYÜTÜR…
Haber Merkezi
Yayınlanma

10:08 - 11 Mayıs 2026

Güncelleme

10:08 - 11 Mayıs 2026

Okuma Süresi

6 dakika

Bu mesele Van’ın vicdan meselesine dönüşmüş durumda. Beni arayan insanlar sadece kendi duyumlarını, düşüncelerini anlatmadı. Aynı zamanda bu olayın peşinin bırakılmaması gerektiğini söylediler. ‘Bu olay çözülmeden Van rahat etmeyecek’ diyenlerin sayısı hiç de az değil.

Ve açık konuşalım…

Van’da artık gözle görülür bir kamuoyu oluşmuş durumda. Toplumun vicdanı bu dosyanın üzerinin kapanmasını istemiyor. Özellikle son yazılarımdan sonra, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli’nin giderek yalnızlaştığı yönünde çok ciddi bir hava oluşmuş durumda.

Ben son iki yazımda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’i etiketlemiştim. Yazımdan birkaç gün sonra Adalet Bakanı’nın, baba Nizamettin Kabaiş’i, anneyi ve Van ile Diyarbakır Barosu’ndan avukatları makamında kabul ederek uzun bir görüşme yapması dikkat çekiciydi.

Bu görüşmenin ardından baba Nizamettin Kabaiş ile yeniden konuştum. Sesindeki yorgunluk insanın içine işliyor. Adam resmen çökmüş durumda. Hem psikolojik olarak tükenmiş, hem ekonomik olarak büyük sıkıntılar yaşıyor. Çünkü olaydan sonra çalışamaz hale gelmiş. Ama buna rağmen kendisine yapılan hiçbir maddi yardım teklifini kabul etmeyecek kadar da gururlu bir baba.

Yorgun ama vazgeçmemiş…

Bitkin ama hâlâ ayakta durmaya çalışıyor.

Ve en önemlisi, söyledikleri umut vericiydi. Adalet Bakanı’nın bu dosya için özel bir ekip kuracağını, yaklaşık 10 kişilik bir heyetin Van’a gönderileceğini söylediğini aktardı.

Bilindiği gibi geçmişte Gülistan Doku dosyasında da Ankara’dan özel ekip gönderilmişti. Şimdi aynı beklenti Rojin dosyasında oluşmuş durumda.

CEVAP BEKLEYEN SORULAR VAR

Ailenin ve avukatların özellikle üzerinde durduğu konular oldukça dikkat çekici. Öncelikle telefon meselesi…

Rojin’in telefonunun çözülmesi için Türkiye’de özel bir ekibin çalışma yürüttüğü, sonuç alınamazsa cihazın Çin’e gönderilmesinin gündemde olduğu ifade ediliyor. Bu başlı başına önemli bir detay. Çünkü teknoloji bazen insanların sustuğu yerde konuşur.

Bir diğer kritik mesele ise görgü tanığı iddiası. Aile, olay günü bölgede beyaz renkli bir araç ve içinde iki genç görüldüğünü özellikle bakana ilettiklerini söylüyor.

Emniyetin bölgede 11 araç tespit ettiğini söylediği belirtiliyor.Ancak baba Nizamettin Kabaiş’in şu cümlesi oldukça dikkat çekici; ‘Bizi o 11 araç ilgilendirmiyor. Bizim dikkat çektiğimiz araç beyaz renkli ve iki kişinin bulunduğu araçtır. O araç Rojin’in eşyalarının bulunduğu bölgeye doğru gidiyordu.’ Şimdi sorulması gereken soru şu:

O araç kimindi?

İçindeki iki kişi kimdi?

Neden hâlâ kamuoyu tatmin edici bir açıklama duymadı?

Bir başka dikkat çekici iddia daha var. Rojin’in başörtüsünün daha sonra bulunduğu bölgeye üniversiteye ait bir traktörün gittiği ifade ediliyor.

Peki o bölgede ne yapılıyordu?

O başörtüsü neden ilk aramalarda bulunamadı?

Nasıl oldu da daha sonra ortaya çıktı?

Aile ayrıca otopside ortaya çıkan iki ayrı DNA örneğinin kimlere ait olduğunun mutlaka belirlenmesini istiyor. Ve çok ağır ama çok önemli bir soru soruyor; ‘Eğer bir saldırı varsa, bir istismar varsa, bu neden tam olarak ortaya çıkarılmıyor?’

Bir başka kritik soru ise ölüm şekliyle ilgili…

Gerçekten suda boğulma mı vardı?

Boğulma gölde mi gerçekleşti?

Yoksa ölüm başka yerde olup daha sonra mı göle bırakıldı?

Bunların hepsi cevabı verilmesi gereken sorular. Ve görünen o ki Adalet Bakanlığı bu soruları not etmiş durumda.

VAN NEDEN ŞÜPHELENİYOR?

Şimdi gelelim meselenin en hassas noktasına…Van Valisi Ozan Balcı’nın daha otopsi sonucu çıkmadan baba Nizamettin Kabaiş’e olayın ‘intihar’ olduğunu söylediği iddiası hâlâ zihinlerde duruyor. Üstelik baba, valinin bu konuşmada ses tonunu yükselttiğini de söylüyor.

Peki neden?

Daha hiçbir şey netleşmeden neden böyle kesin bir kanaat ortaya konuldu? Dahası…

Öğreniyoruz ki, yurt görevlileri ile üniversitenin güvenlik birimi hakkında soruşturma izni verilmemiş. Ama şimdi Erzurum Bölge İdare Mahkemesi bu kararı bozdu. Yani artık o kişiler soruşturulacak. İşte tam da bu yüzden Van’da şüphe büyüyor.

Çünkü kamuoyunda çok ciddi iddialar dolaşıyor. Üniversitenin güvenlik ayağıyla ilgili konuşulanlar var. Siyasi bağlantılar iddiası var. Rektörün yakın çevresiyle ilgili konuşulanlar var.

Burada önemli olan şey şudur; bu iddialar doğruysa ortaya çıkarılsın. Yanlışsa da yine şeffaf biçimde kamuoyu önünde çürütülsün. Ama susularak hiçbir şey çözülemez.

ASIL SESSİZLİK DAHA VAHİM

Geçtiğimiz günlerde Van YYÜ’nün ev sahipliğinde düzenlenen Doğu Anadolu Kariyer Fuarı öncesinde Rektör Prof. Dr. Hamdullah Şevli, basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Ve ilginçtir; Türkiye gündemine oturmuş böylesine büyük bir olay hakkında, davet edilen gazetecilerden neredeyse hiçbirinin Rektör’e Rojin olayını sormadığı konuşuluyor. Ben kendi adıma bunu yadırgadım.

Hazır kamuoyunun cevap beklediği bir konuda Rektör karşınızdayken neden soru sorulmaz?

Yoksa önceden bir telkin mi yapıldı?

Bir uyarı mı oldu?

Eğer böyle bir şey varsa bu daha da vahimdir. Çünkü gazetecilik, en çok da zor soruları sormak için vardır. Bugün Van’ın ihtiyacı olan şey suskunluk değil, açıklıktır. Karanlık değil, şeffaflıktır. Algı değil, gerçektir.

Ve şunu herkes bilsin… Bu olay artık sadece Kabaiş ailesinin meselesi değildir. Bu olay, Van’ın vicdanına bırakılmış ağır bir yüktür.

Yazımı bitirirken; başta evlat acısıyla ayakta durmaya çalışan anneler olmak üzere, tüm fedakâr annelerin Anneler Günü’nü kutluyorum.

Hayatta olan annelerimize sağlık ve huzur, ebediyete uğurladığımız annelerimize ise Rabbimden rahmet diliyorum.

Bir annenin gözyaşının dinmediği hiçbir yerde vicdan da tam anlamıyla susmaz…

Sevgiyle kalın.


Bir Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam
Reklam
Reklam