Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

DR. Saruhan’dan “Özel Gün” Kutlamalarına Dair Çağrı

Çeşitli dönemlerde Mardin ve Şanlıurfa’da tapu müdürlüğü görevini de yapan Dr. Haluk Saruhan özel günlere ilişkin bir çağrıda bulunarak “Özümüze ve Yaşamımıza Dönelim” diye konuştu.

DR. Saruhan’dan “Özel Gün” Kutlamalarına Dair Çağrı
Haber Merkezi
Yayınlanma

07:02 - 10 Mart 2026

Güncelleme

07:02 - 10 Mart 2026

Okuma Süresi

5 dakika

Konuyla ilgili kapsamlı bir analiz yapan Dr. Saruhan, farkında olmadan özel günlerin etrafında oluşturulan tüketim serüvenleriyle kapitalizme hizmet edildiğini,  bu süreçte insanın kendi hayatını zorlaştırırken, sermaye sahiplerinin yaşamını daha da kolaylaştırdığını ve onları güçlendirdiğini savundu. Dr. Saruhan yazısının girişinde “İçine sürüklendiğimiz bu girdabın en ağır faturası ise ekonomik güçsüzlük, mutsuzluk ve aydınlık geleceğimizin kararmasıdır. Bu durum asla hafife alınabilecek bir mesele değildir. Kapital güçlerin kurduğu bu düzen, bireyi derin bir yaşam karmaşasına sürükleyen bir yapıya dönüşmüştür” vurgusunu yaptı.

Sevgili okurlar, işte size Dr. Haluk Saruhan’ın özel günlere ilişkin tespit ve uyarıları içeren kapsamlı analitik yazısının devamı:

 

Özel günler üzerinden kurulan bu sistem, sevgi ve saygı gibi insani duyguları tüketim davranışına dönüştürerek bir rant aracına çevirmiştir. Böylece kapitalist sermaye daha da güç kazanırken, bireyler de pazarın yönlendirmesinin aracı ve esiri hâline gelmektedir. Bu noktada sevgi, saygı ve minnettarlık gibi değerler, adeta rakamlarla ölçülen birer ticari unsur hâline getirilmekte ve pazara açık bir sömürü alanına dönüşmektedir.

 

Kapitalist şirketler, medya desteğiyle bireyin duygu dünyasını ticari bir nesneye dönüştürmektedir. Özel ve dini günler bahane edilerek oluşturulan bu ticari meta düzeni, bireylerin kimliklerini tüketim kalıplarına göre şekillendirmekte; bireysel ve toplumsal kırılmaların oluşmasına zemin hazırlamaktadır.

 

Öte yandan dijital kapitalizmin etkilerini de görmezden gelmek mümkün değildir. Sosyal medya platformlarında her gün sergilenen dijital gösteriş ve sayısal başarı ölçütleri, insanların duygusal yönelimlerini etkileyerek onları bu dijital yönlendirmelerin etkisi altına almaktadır.

 

Toplumun yarattığı değerlerin ve “kendi olma” anlayışının zamanla kapitalist pazarın baskıları altında geriye doğru sarmallandığını görmekteyiz.

 

Örneğin Anneler Günü, Sevgililer Günü ve Kadınlar Günü gibi özel günler başlangıçta bireysel ve toplumsal anlamlar taşıyan değerli hatırlatmalar iken, zamanla kapitalist müdahalelerle ticari bir temaya dönüştürülmüştür. Oysa bu günler eskiden minnet ve saygı duygularını ifade etmenin bir yolu iken, bugün çoğu zaman bir ürün veya hizmet talebine indirgenmiştir.

 

Bu özel günlerin duygusal yönünü öne çıkaran reklamlar ise tüketim mekanizmasını harekete geçiren bilinçaltı mesajlar içermektedir. Böylece kültürel bir hegemonya oluşmakta ve duyguların adeta satın alınabildiği bir algı yaratılmaktadır.

 

Bu durum yalnızca bilimsel analizlerle açıklanabilecek bir mesele değildir; aynı zamanda toplumun etkilenme sürecine de dikkatle bakmak gerekir. Kapitalist hırs, bireylerin ekonomik yapısını derinden etkilemiş ve insanlar arasındaki ekonomik uçurumu giderek büyütmüştür.

 

Özellikle dijital medyada yapılan etkileyici reklamlar ve gösterişli paylaşımlar, ekonomik farkların daha görünür hâle gelmesine yol açmaktadır. Bu durum bazı bireylerde üstünlük duygusu yaratırken, bazı kesimlerde ise kıskançlık, kırgınlık ve sosyal gerilimlere neden olabilmektedir. Toplumsal düzeyde küçük görünen bu çatışmaların zamanla daha geniş sosyal sorunlara dönüşmesi kaçınılmazdır.

 

Kapitalist baskının etkisiyle bazı bireylerin farklı ve hatta illegal yollarla gelir elde etmeye yönelmesi de bu sürecin bir başka olumsuz sonucudur. Uyuşturucu kullanımı ve ticareti gibi sorunların yaygınlaşması, toplumun huzurlu sokaklarını korku ve güvensizlik ortamına sürükleyebilmektedir. Böyle bir ortamda hukukun yerine kişisel güç ilişkilerinin geçmeye başlaması ciddi bir toplumsal tehdit oluşturur.

 

Tüm bu nedenlerle özel günlerin kapital amaçlı dijital reklamlarla araçsallaştırılması, toplumun aydınlık yüzünün nasıl karanlık odaklara teslim edildiğini açıkça göstermektedir. Sevgi ve saygı temelli olması gereken bu günlerin ticari bir meta hâline getirilmesi, toplumsal değerlerimizin zayıflamasına yol açmaktadır.

 

Sonuç olarak; kapitalizmin karanlık yüzüne teslim edilen özel gün kutlamalarının kişiliğimizi ve değerlerimizi baskı altına almasına izin vermemeliyiz. Sevgi ve saygı temelli kutlamaları yeniden anlamına kavuşturmak için, tüketim merkezli anlayıştan uzaklaşarak özümüze ve gerçek yaşam değerlerimize dönmemiz gerekmektedir.

 

Yaşantımızdan ve öz değerlerimizden vazgeçmeyeceğimiz bir gelecek için açık ve etik bir çağrı yapıyorum.

 

Bugün artık yarındır. Zaman kaybetmeden, tereddüt etmeden ve karanlığa teslim olmadan yaşamımıza ve özümüze dönmeliyiz.

 

Bu vesileyle, sevgi ve saygı temelli duygularla, herhangi bir kapital araca ihtiyaç duymadan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü özden gelen içten dileklerimle kutluyorum.

 

Dr. Haluk Saruhan


Bir Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam
Reklam
Reklam