Yapılan açıklamada bugüne kadar 66’dan fazla emekçinin kıyım dalgasına tabi tutulduğu belirtilerek sözleşmeli memurların 3 yıllık sürelerinin dolmasına 1 hafta kala sözleşmelerinin feshedilmesi kadro imkanlarının ellerinden alınması, mahkeme kararlarının hiçe sayılması olarak değerlendirildi.
Konu ile ilgili yapılan basın açıklamasının tam metni şöyle:
MARDİN’DE DEM’Lİ BELEDİYELERDE EMEKÇİ KIYIMI DUR DURAK BİLMİYOR!
Barış içinde bir toplum, emeğe değer veren ve adaleti esas alan bir sistemle mümkün olur.
Mardin’de DEM’li Belediyelerde yaşanan ve 66’dan fazla emekçiyi kapsayan yeni kıyım dalgasını kırılgan bir zeminin manidar hamlesi olarak not ediyoruz.
Sözleşmeli memurların 3 yıllık sürelerinin dolmasına 1 hafta kala sözleşmelerinin feshedilmesi kadro imkanlarının ellerinden alınması, mahkeme kararlarının hiçe sayılmasıdır.
Bu uygulama, sadece bireysel hak ihlali değil, aynı zamanda ağır bir ekonomik ve sosyal adaletsizlik, insan onuruna yönelik kabul edilemez bir müdahaledir.
Bu karda kışta emekçilerin ekmeğinin elinden alınması ne insafa ne vicdana sığar.

Mardin’de DEM’li Mazıdağı, Derik, Nusaybin ve Kızıltepe Belediyelerinde, tek sermayesi emeği ve tek derdi ekmeği olan belediye personeline ‘DEM Parti Genel Merkez Kararıdır’ söylem ve pratiği içinde tam bir ötekileştirme politikası izlenmiş, son on gün içinde Mazıdağı Belediyesinde 5, Derik Belediyesinde 10 ve Nusaybin Belediyesinde 11 olmak üzere toplam 26 sözleşmeli personelin işine hiçbir gerekçe gösterilmeden son verilmiştir. Sözleşmeli personellerin işten çıkarılmaları topyekün cezalandırma mantığının işletildiğinin açık bir göstergesidir.
Ayrıca, İşten çıkarmalarla ilgili yeni liste çalışmalarının devam ettiğini ve tebligat işlemlerine hazırlık yapıldığı duyumlarını aldık. Nitekim, Kızıltepe Belediyesinde Belediye Başkanının karşı çıkmasına rağmen Belediye Meclis Üyeleri tarafından yaklaşık 40 kişinin sözleşmesinin feshedilmesinin istendiği haberini aldık.
İş çıkışları verilen, sözleşmeleri feshedilen personellerin önemli bir kısmını daha önce işten çıkarılan ve hukuk yoluyla geri dönenler oluşturuyor.
DEM’li Belediyelerde çalışanlara yönelik baskı, tehdit, mobbing, işten çıkarma gibi insanlık dışı tavır ve tutumlar, çalışma hakkına yönelen saldırılar çok ciddi boyutlara ulaşmış, adeta bir kıyıma dönüşmüştür.
Bu Belediyeler, ellerindeki gücü millete karşı kullanmakta, emeği ve emekçiyi ideolojik hedefleri için kurban seçmektedirler. Emek ve emekçiyi ağzından düşürmeden emeğe, emekçiye ve de ekmeğe sistematik saldırılarla en büyük ihaneti yapmışlardır.
DEM’in Emek düşmanı politikaları ve kıyımları yüzünden bu karda kışta sözleşmeli personel emekçisi kardeşlerimiz aileleriyle birlikte ekmekle terbiye edilmeye zorlanmışlardır.
Bu uygulama, sadece bireysel hak ihlali değil, aynı zamanda ağır bir ekonomik ve sosyal adaletsizlik, insan onuruna yönelik kabul edilemez bir müdahaledir.
Dün de söyledik, bugün de söylüyoruz…
Toplumsal barış, ancak emeğin hakkının korunduğu, eşit ve adil bir çalışma ortamının sağlandığı toplum ve kurumlarda varlığını ve gerçekliğini bulur. Terörsüz Türkiye süreci ile Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi ortamı içinde millî birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, toplumsal barışı güçlendiren çalışmaların en yoğun anında barış sürecinin ruhuna ve toplumsal güvenin inşasına sabotaj anlamını taşıyan bu türden uygulamalara geçit verilmemelidir.
Memur-Sen olarak Belediyelerdeki emekçi kıyımlarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi, emeğe ve toplumsal barışa sahip çıkacağımızı, adaletin tesis edilmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi için Belediye yetkilileri başta olmak üzere tüm yetkilileri göreve çağırmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz…
MARDİN MEMUR-SEN İL BAŞKANLIĞI
