Süreç işlemeye devam ederken, Abdullah Öcalan’ın ‘Aşırı Ayrımcılık Kokan’ ulus-devlet, federasyon, otonomi, idari özerklik ve hatta kültürel haklar talebinin bir anlamda reddi DEM tabanında kafa karışıklıklarına yol açarken, diğer siyasi Kürt partilerinin şiddetli tepkilerini göstermesine neden oldu. PKK’nin silah bırakmasına evet diyen diğer siyasi Kürt partileri, Kürtlerin ihtiyacı olan ve Kürt sorununun çözümüne model olabilecek ulus-devlet, federasyon gibi modellerinden vazgeçilmesini kabul edilemez, buluyorlar.
Kürt cephesinde bu olan-bitenlerin farkındadır elbette Öcalan ve DEM Partisi. Bu nedenle bazı girişimlerde bulunmak istiyorlar. DEM, Ulusal Birlik yerine ‘Demokratik Birlik’ deyip Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde 29 Haziran’da bir buluşma gerçekleştirdi. Buluşma Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” kapsamında “Demokratik Toplum Buluşması” adı ile yapıldı.
Doğubayazıt ilçesinde bulunan Ahmedê Xanê Mahallesinde gerçekleşen toplantıya, DBP Örgütlemeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Narin Gezgör, DBP Parti Meclisi (PM) Mahabat Akın, Doğubayazıt Belediyesi Eşbaşkanları Aygül Aşan, Kenan Alkan, belediye meclis üyelerinin yanı sıra çok sayıda yurttaşın katıldığı açıklandı. Buluşmanın unutulmaz Kürt Halk Destanı Mem û Zîn’in yazarı Ahmedê Xanî’nin memleketinde yapılması ayrıca sembolik olarak bir değeri ve önemi vardır.
Toplantının açılış konuşmasını Narin Gezgör yaptı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın ardından yaşanan gelişmelere değindi, Gezgör. Abdullah Öcalan’ın, Kürt halkının verdiği silahlı mücadelenin dönemini tamamladığını ifade ettiğini hatırlatan Narin Gezgör, “Sayın Abudullah Öcalan, demokratik toplum için mücadele ediyor. Ekim ayındaki çağrıyla başlayan süreç, Türkiye halklarının kaderi için tarihi bir önemdedir” dedi.
Toplantıya katılan yurttaşlar, sürece ilişkin sorular yöneltti. Özellikle sürecin ne aşamada olduğunu merak ettiklerini vurgulayan yurttaşlar, somut adımların atılmamasının sürece olan güvenlerini zedelediğini söyledi. Bir an önce anayasal düzlemde adımlar atılması gerektiğini kaydeden yurttaşlar, köklü değişimlerin yapılması gerektiğini dile getirdi. Abdullah Öcalan’ın arkasında olduklarını kaydeden yurttaşlar, devletin de üzerine düşeni büyük bir sorumlulukla yapması gerektiğini belirtti.
Bir Buluşma da MHP’den
Terörsüz Türkiye’yi ve Abdullah Öcalan ile başlatılmış olan süreci millete ve kendi tabanına anlatma ihtiyacını duyan MHP siyasi buluşmaları başlattı. Bu anlamda ilk buluşmayı Kurtuluş Savaşı’nın temelinin atıldığı kongrenin yapıldığı yer olan Erzurum’da gerçekleştirdi. Medyaya düşen haberlere bakılırsa MHP’nin yaptığı buluşmanın daha kapsamlı olduğu anlaşılmaktadır.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın da katıldığı toplantıya Ardahan, Artvin, Bayburt, Bingöl, Gümüşhane, Rize, Trabzon ve Tunceli teşkilatları da katıldı. Yalçın, konuşmasında programın “Terörsüz Türkiye için Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları” ve “Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik” temasıyla düzenlendiğini anlattı.
Toplantıda Semih Yalçın sürece dair şu tespiti yaptı:
“Terörsüz Türkiye projesi hayata geçirilirken, birlik ve bütünlüğümüzden, milli egemenliğimizden ve devlet ilkesinden asla taviz verilmeyecektir. ‘Terörsüz Türkiye’ adımı, ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefinin önemli bir parçası olmakla beraber aynı zamanda milli devlet sürecinin tamamlanmasında önemli bir aşamaya işaret etmektedir. Proje milli devletin tekamül sürecinde ülkemizin önemli bir safhaya geldiğini göstermektedir. O bakımdan ‘Terörsüz Türkiye’ adımı, Cumhuriyet ve demokrasi tarihimiz açısından çok büyük önem arz etmektedir. ‘Terörsüz Türkiye’, bir değişimi değil ama bir halden daha iyi bir hale geçişi temsil etmektedir. ‘Terörsüz Türkiye’ değişim ve dönüşüm değildir, bilakis mevcut halin olgunlaşması, kemal bulması demektir.”
“Terörsüz Türkiye” sürecinin önemine değinen Yalçın, “Bu adımla Türkiye, toplumsal bütünlük ve bin yıllık kardeşliğin sağlamlaştırılması bağlamında kritik bir eşiği aşmıştır. Bu projede, bazı maksatlı çevrelerin iddia ettiği gibi, Genel Başkanımız ve iktidar açısından hiçbir pazarlık ve taviz söz konusu olmamıştır. Genel Başkanımız elini barış ve kardeşlik adına uzatarak kutlu bir davette bulunmuş, çağrısı da derhal karşılık bulmuştur.” diye konuştu.
Süreç İttifakı İçerisinde Yer Alan Partiler savunma Pozisyonuna Geçiyorlar
Gerek muhalif partilerin süreç ittifakını sürdüren AK Parti, MHP ve DEM Parti gibi kurumsal aktörleri sıkıştırma politikası ile zor durumda bırakma anlayışları ile gerekse adı geçen partilerin tabanlarının yaşanan ‘şok’a karşılık yaşadıkları kafa karışıklığı veya süreci anlamada gösterdiği yetersizlik nedeniyle olsa gerek, siyasi partilerde bir savunma psikolojisine geçtiği anlaşılmaktadır.
Cumhur İttifakı bileşenleri ile DEM parti savunma psikolojisini yapmak yerine süreci anlatma stratejisini geliştirmeleri gerekmektedir. Burada siyasi popülizme dikkat çekmek gerekiyor belki. Cumhur ittifakı bileşenleri ve DEM Parti, Öcalan da dahil, Türkiye’nin Yüzyılı’nın şiddetsiz gerçekleşmesini siyasal çıkar anlayışına kurban etmemeleri, bunun için de tam ‘Muktedir’ olmaları zorunludur. Bu anlayışla hareket edildiği takdir de Türkiye Yüzyılına ayak bağı olan unsurlar tasfiye olup gideceklerdir.
Fakat asıl sorun şurada: Terörsüz Türkiye gerçeğinde Kürtler hangi özellikleri ile siyaset kurumunda yer alabilecektir? PKK lağvedildi; silahlar bırakıldı; şiddet sona erdi, tamam. Kürtler, diyor ki, birlikte oluşturduğumuz böyle bir asır ve ortamda siyasi ontolojim nasıl olacak? İşte güncel olarak sorulan soru bu. Bazı somut emareler olmalı ki, Kürtler gönül rahatlığı ile iç cephede yer alıp, güçlendirsin. Semih Yalçın ‘Terörsüz Türkiye’, bir değişim değil ama bir halden daha iyi bir hale geçişi temsil etmektedir’ diyor işte bu daha iyi halin Kürtlere de anlatılması gerek bizce.
Kürtler ‘Ulusal Birlik’ yok diye Abdullah Öcalan’ı zorluyor, muhalefet ise Cumhur İttifakını ‘Teröre taviz verildi’ diye yapay muhalefet yapma derdinde. Hani herkes şiddetin durmasından yanaydı?!
Saygıyla…
