Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

ÖCALAN TEREDDÜTSÜZ ‘SİLAHLARA VEDA’ DEMELİ

Her şey MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir cümlesi ile başladı. Sonra arkası geldi. Tabi arkası gelmeden önce, yani Bahçeli’nin o meşhur olmuş olan sözlerinden önce sonradan satır aralarında anlaşıldı ki İmralı ile ‘devlet aklı’ arasında bir hazırlık süreci yaşanmış.  Başka bir ifade ile MHP liderinin cümlelerinin ayakları havada değildi anlaşılan.

ÖCALAN TEREDDÜTSÜZ ‘SİLAHLARA VEDA’ DEMELİ
Faraç ÇOBANOĞLU
Yayınlanma

09:55 - 18 Şubat 2025

Güncelleme

16:47 - 18 Şubat 2025

Okuma Süresi

5 dakika

 

Süreç iki boyutlu bir şekilde ilerlemektedir. Sürecin hem öznesi hem aparatı hem de elçisi olan DEM’lilerden kurulu ve adına ‘İmralı Heyeti’ denilen bu oluşum ziyaretlerini sürdürmektedir. Şimdi ziyaret en son olarak Kürdistan Bölgesel Yönetimine gitti. Burada Mesut Barzani, Neçirvan Barzani ve Bafıl Talabani ile görüştükten sonra Türkiye’ye dönecek ve İmralı’ya gidecek Abdullah Öcalan ile tabiri caizse hasılatı paylaşacak. Ama heyet hali hazırda Irak’ta iken belki birkaç kişiden oluşan bir Kandil Heyeti ile görüşür. Bizce böyle bir görüşme gerekli ve makuldür. Çünkü Kandil’in elinden silahlar alınmak isteniyor, ancak silahları zor bırakacak olan güç Suriye’nin kuzey bölgesinde başta ABD olmak üzere emperyalist güçlerin desteğini arkasına alan YPG’dir. Ancak Suriye’de Esed rejiminin çökmesi sonucu burada meydana gelen siyasal koşullar YPG’yi zorlamaktadır bugün itibarıyla.

İmralı Heyeti’nin Kürt Bölgesel Yönetimini görüşme veya ziyaret kapsamına alması silahların bırakılmasından sonra oluşacak olan siyasi ortamın şartlarına Kürtler lehine nasıl kazanımlara çevrilebilir noktasının da ele alındığını tahmin ediyoruz. Hatta bir adım daha ileri gidersek böylesi bir süreçte ve zeminde bütün Kürtleri kapsayacak şekilde bir birlikte hatta ortak bir çatı meclisi bile ufak çapta olsa da gündeme getirilmiş olması veya bunun için düşünülmesi güçlü bir ihtimal olarak okumaktayız.

Artık Süreçte Sona Doğru Gelindi

Öyle anlaşılıyor ki süreç sona doğru işliyor ve bundan geri dönmek taraflar için mümkün değildir. Ancak sona gelinse de sürecin bir diğer boyutu da var ki, o da ‘tereddüt’ dediğimiz ve kendini potansiyel olarak var eden bir olgu olarak karşımızda duruyor. Hem Kandil hem de kendisine inanan Kürtlerin taşıdığı bir tereddütten söz ediyoruz. Bu boyuttaki Kürtler ‘Acaba devlet bir oyun peşinde mi?’ diye bir niyet sahibidirler. Bu kesim diyor ki “50 yıldır bir mücadele verildi. Son yıllarda hep bir statü sahibi olma gündeme geldi. Silahlara veda ile hiç mi bir kazanım olmayacak siyaseten?” gibi bir beklenti vardır kendilerine bağlı olan Kürtlerde.

Bir de kamuoyunda sıkça tartışılan bir konu şuydu: Acaba Abdullah Öcalan’ın çağrısına “Kandil ne cevap verecek? Silah bırakma çağrısına uyar mı? “ gibi sorular soruldu hep. İlk başlarda Kandil’den gelen sinyaller ‘kem-küm’ şeklinde oldu ancak daha sonra Öcalan’ın çağrısına uyulacağı şeklinde açıklamalar geldi. Fakat hala olası çağrının içeriği hakkında net bir bilgi yok. Kamuoyunda dillendirilen ve medyada tartışılan sadece bazı tahminler veya küçük çapta sızdırılan birkaç kelime olabilir.

Öcalan Cesaretli Bir Şekilde Açıklama Yapmalı

Bu bizim naçizane önerimizdir. Heyet son olarak, yine Öcalan ile görüşmeye gidecek. Heyet elbette siyasetten epey destek topladı. Toplanan bu desteği Öcalan’a sunacak. Kuşkusuz bu destek Öcalan için cesaretli bir şekilde açıklama yapması için büyük bir koz. Heyetten kendisine sunulan bu destek yapacağı açıklamayı hem içerik açısından hem net kelimelerden oluşacak etkileyici cümlelerin kurulmasını etkileyecek.

Bugüne kadar heyetin ziyaret ettikleri kişi ve oluşumlara bakılırsa Öcalan’a zengin bir destek gerçeği ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Bu destek hem siyasetten zengin hem halk üzerinde etkili olan noktalardan geldiği için bu durum Abdullah Öcalan’ı rahatlatacağı açıktır.

Buradan bakılırsa eğer bugüne kadar Öcalan’ın yapacağı açıklama taslağı elinde olsa bile heyetin son olarak kendisine sunacağı malzeme açıklama metninin revize edilmesini gerektirebilir. Ama işim gerçeği toplanan hasılata bakılırsa Abdullah Öcalan’ın radikal bir şekilde ‘Silahlara Veda’ demesi an meselesi.

Öcalan Tereddüt İçeren Bir Açıklama Yaparsa…

Evet, ‘Öcalan Tereddüt İçeren Bir Açıklama Yaparsa…’ hem siyasetten kazanımları yol açmaz hem de toplumda oluşan barış beklentisi tabiri caizse başka bir bahara ertelenir. En önemlisi Öcalan’ın liderliği tartışılır hale gelir ki bu durum kendisine çok zarar verir.

Böyle bir Abdullah Öcalan’ın artık Kandil ekibine karşı bir ciddiyeti kalmayacağı gibi hem Türk ve Kürt halkında belki zavallı bir kişi olarak tarihe geçer.

Tam da bu noktada Öcalan, şu anda tartışılmakta olan ‘PKK’yi ben kurdum ve ben lağvediyorum’ cinsinde bir cümle ile çatışma sürecine nokta koyma cüretini gösterecek be barış süreci başlayacak.

Evet son cümle şu olsun: Ya Öcalan ‘İrademiz Öcalandır’ felsefesine uygun davranacak ve artık misyonunu bitirmiş olan PKK’yi lağvedecek ya da kendisi  lağv olacak

Saygıyla…


Bir Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam
Reklam
Reklam